Iğdır Belediyesi tarafından kamuoyuna duyurulan 25 günlük su kesintisi açıklaması, Iğdır adına bir utanç açıklaması olmuştur.
Belediye, her zamanki gibi kendi sorumluluğunu örtmeye çalışmış; süreci başka kurumlara yükleyerek kamuoyunu bilinçli şekilde yanlış yönlendirmiştir. Ünlendi Barajı ve bağlantılı içmesuyu projeleri;
Iğdır il merkezi, Tuzluca, Karakoyunlu, Aralık ilçeleri ile Melekli, Halfeli, Hoşhaber beldeleri ve 70 köyün 2050 yılına kadar içmesuyu ihtiyacını karşılayacak şekilde planlanmış, isale hatları ve arıtma tesisleri tamamlanarak işletme ve bakım sorumluluğu belediyeye devredilmiştir.

Buna rağmen belediye, kendi sorumluluğundaki tesisleri işletmeyi başaramamış ve oluşan krizin faturasını başka kurumlara kesmeye çalışmıştır. DSİ tarafından, 2025 yılında Ünlendi.
Barajı’nın su tutmaya başlamasıyla mevcut suyun yetersiz kalacağı belediyeye açıkça bildirilmiş; Gürgüre kaynakları veya yeraltı su kuyularının acilen devreye alınması istenmiştir.
Ancak gerekli tedbirler alınmamış ve bugün yaşanan su krizinin başlıca sorumlusu belediye olmuştur.
Üstelik Ünlendi Barajı planlanan tarihten önce tamamlanma aşamasına gelmiş ve geçiş sürecinde Iğdır’a alternatif hatlardan su verilmeye devam edilecektir. Buna rağmen yaşanan kesinti, açık bir yönetim zaafının sonucudur.
Belediyecilik hizmetlerindeki aksaklıklar da bu anlayışın sahadaki yansımasıdır. Şehrin büyük bölümünde temizlik yapılmazken, altyapısı olmayan alanlara göstermelik asfalt serimi yapılmakta, okul ve kamu kurumları çevreleri ihmal edilmektedir.

Belediye bir yandan “maddi imkânsızlık” söylemini kullanırken, diğer yandan Iğdır Barosu’na 1 milyon TL yardım için meclis kararı alabilmiştir. Bu durum, kamu kaynaklarının hangi önceliklerle kullanıldığını açıkça göstermektedir.

Iğdır halkı susuzluğa, ihmale ve algı yönetimine mahkûm değildir. Belediyeden beklenen; mazeret değil, sorumluluk ve hizmettir.
Yorum yapabilmek için giriş yapmalısınız.